Baş İskeletin Özellikleri – Kafatası ve Görevleri

Sponsorlu Bağlantılar

Baş İskeleti

Baş iskeleti, kafatası ve yüz iskeletinden oluşur. Kafatası, beyni çevreleyen yassı kafatası kemiklerinden oluşmuştur. Kafatasında bir alın, iki yan kafa, iki şakak, bir art kafa, bir temel, bir kalbur kemiği olmak üzere sekiz kemik bulunur. Kafatası kemikleri doğum sırasında ince, yumuşak ve birbirleriyle kaynaşmamış durumdadır. İki yıl sonra birbirleriyle sıkıca kaynaşır. Kafatasını da sadece omurilik ve sinirlerin çıkmasını sağlayan çeşitli delikler bulunur. Yüz kemikleri iki tırnaksı, iki elmacık, iki burun, bir sapan, iki boynuzcuk, iki üst çene, iki damak ve bir alt çene kemiğidir. Alt çene kemiği, şakak kemiğine oynar eklemle bağlıdır .

Baş İskeletin Özellikleri

Kafatası (cranium), beyni çevreleyen ve oldukça güçlü bir kemikten koruma sistemidir. 8 farklı kemikten oluşmuştur. Kafatasının kemik yapısı kendine özgüdür. Kemiklerin birleşim noktaları girintili çıkıntılı bir yapıya sahiptir. Nedeni ise kafatası kemiklerinin birleşim noktalarının birbirine geçebilecek şekilde tasarlanmış olmasındandır.

Erişkin bir bireyde oldukça sert ve güçlü bir yapıya sahiptir. Ancak yenidoğan bir bebekte bambaşka bir yapıya sahiptir. Ana rahminden çıkan bebeğin kafatası henüz kemik halini almamış ve yumuşak bir yapıda olur. Ayrıca kafatasını oluşturan bu 8 kemik birbirine tam olarak oturmamıştır. Kemiklerin birleşim noktaları arasında boşluklar (fontanel, bıngıldak) oluşmuştur. İlk bakışta bir dezavantaj gibi görünse de, aslen doğumda bebeğin hayatını kurtaran bir özelliktir. Eğer bebeğin kafası tam olarak kemikten sert bir yapıya sahip olsaydı ve arada herhangi bir boşluk bulunmasaydı, doğum sırasında bebeğin kafasının ezilme olasılığı çok yüksek olabilirdi. Ancak bebeklerde kafatası kemiklerini oluşturan kıkırdak ve yumuşak yapıdan dolayı kemikler esneklik kazanarak, eğilme ve bükülme özelliği taşırlar. Fakat sadece esneme tabii ki yetersizdir. Kafatasının esneyebilmesi için de bir alana ihtiyaç vardır. Bu alan da doğun esnasında tam olarak kapanmamış kafatası aralığıdır. Kafatası kemikleri sıkışarak aradaki boşluğu doldurur. Hatta ve hatta birbirleri üzerine doğru çıkarlar. Böylelikle kafanın hacmi de küçülmüş olur. Bu sayede bebek, kafa hacminin yarısı kadar olan doğum kanalından geçerek sağlıklı bir şekilde doğar.

Kafatası Kemiklerinin Görevleri

Vücutta beyin ve beyincik gibi kısımları koruyan, göz, kulak, burun gibi duyu organlarının yerleştiği, genellikle yassı kemiklerden oluşan bölümdür.

Başın şeklini belirler ve içindeki organları korur.
Baş iskeletini oluşturan yassı kemikler birbirlerine oynamaz eklemlerle bağlanmıştır. Sadece alt çene kemiğinde yarı oynar eklem bulunur.

Yeni doğan çocuklarda kafatasında bıngıldak (kıkırdaksı kemik) bulunur. Böyle olması doğumda bebeğin başının ezilmesini engeller. Bıngıldak daha sonra sertleşerek kemikleşir.

Kafatası

İskeletin beyni koruyan ve yüzün kemik yapısını oluşturan bölümüne kafatası denir. İnsan doğduğu zaman kafatasındaki kemikler henüz gelişmesini tamamlamamış­tır. Bu yüzden bebeklerin kafatasındaki ke­miklerin arasında, yalnızca deri ve ince bir zarla örtülü olan bir açıklık vardır. Bıngıldak denen bu açıklık, ancak kemikler gelişmesini tamamlayıp kafatası gerçek boyutlarına ulaş­tığında kapanır.

Parmağınızı üstçenenizin üstüne koyup ağ­zınızı açarsanız üstçenenin oynamadığını, yal­nızca altçenenin hareket ettiğini fark edebilir­siniz. Çünkü üstçene doğrudan kafatasına bağlı olan sabit bir parçadır; oysa altçene kafatasına hareketli bir eklemle bağlanmıştır.

Kafatası

Kafatası başın kemik çatışıdır, kafa kemikleri ve yüz kemiklerinden oluşur. Ka­fa kemikleri, önde alın kemiği (frontal) ar­kada art kafa kemiği (oooipital) iki yanda şakak kemiği (Temporal), kaması kemik (sphenoid), yan kafa kemiği (parietal) ve kalbursu kemik (ethmoid) kafatasını oluş-8 turmuştur. İçinde en önemli organımız olan beyin dış etkilerden korunur. Art kafa kemiğinde içinden omuriliğin geç-10 Tniş olduğu büyük bir delik vardır. Diğer açıklıklar da bir dizi sinir ve kan damarı­na geçiş sağlar. Yüz kemikleri, önde göz burun ve ağız boşluklarını çevreler. Bir bebeğin kafatası yumuşak ve incedir. Kemikler tam olarak birleşmemiştir, ek­lemler arasında bıngıldak denilen zarsı boşluk vardır. Bu sayede doğum esnasın­da kemiklerin iç içe geçerek kafanın şekil değiştirmesine ve doğum kanalından da­ha kolay geçmesine yardımcı olur. Çeşitli hastalıklar, örneğin raşitizm, beyinde su toplanması (hidrosefali), kemiklerde mey­dana gelen anormal kalınlaşma ve büyü­me (aoromegaly) kemik iltihabı (osteitis deformans), ayrıca bazı doğum travmaları ve doğuştan bozukluklar da Daşın biçimi­ni etkilerler. Kafatası iki tip kırılmaya maruz kalır. Ka­palı veya basit kırılma ya da açık ve kar­maşık kırıklar. Basit kırıklar küçük bir çat­lak biçiminde veya çok geniş yüzeye ya­yılmış olabilir. Basit kırıklarda eğer bir ke­mik parçası beyne basınç yaparsa tehli­ke yaratabilir. Cerrahi tedaviyi gerektire­bilir. Teşhis için röntgen çektirmelidir. Açık kırıklar daha önemlidir. Bunlarda me­nenjite karşı çok dikkatli olmak gerekir.


Bu Yazıyı Paylaş! Google+!


Sponsorlu Bağlantılar
Kategori: Eğitim - Yorum Yazın

Selçuk Gönültaş

DMCA.com Protection Status