Benzetme (Teşbih) Nedir? Benzetme Örnekleri

Nitelik bakımından zayıf olan bir varlığı veya kavramı, o özellikleri eksiksiz olarak taşıyan kuvvetli olana benzetilmesine Benzetme denir. Bu sanat anlatıma kuvvet katmak ya da anlatılan özelliğin daha fazla olduğunu belirtmek için kullanılır.

Benzetmenin dört öğesi vardır:

Temel Öğeler:

Benzeyen (zayıf unsur): Bu söz sanatında, anlatılan özellik bakımından güçsüz olan varlık ya da nesnedir.

Kendisine benzetilen (kuvvetli unsur): Birbirine benzetilen unsurlardan, varlıklardan özellik bakımından daha üstün, daha güçlü olan varlıktır.

Yardımcı Öğeler:

Benzetme yönü (iki varlık arasındaki ortak yön): Birbirine benzetilen varlıklar arasındaki ortak özelliğe benzetme yönü denir. Benzetme yönü her zaman cümle içinde bulunmayabilir. Bu durumda benzetme yönünü bulabilmek için ” benzeyen, benzetilene, hangi açıdan, ne özellik bakımından benzetiliyor ?” sorusu cümleye sorulur. Alınan cevap benzetme yönüdür.

Benzetme edatı (gibi, kadar, sanki misal, tıpkı, benzer, andırır, adeta …): Bu sanatta benzeyen ile benzetilen arasında bir ilgi kurabilmek için bazen “gibi, göre, kadar vb…” edatlar kullanılır. Bunlara benzetme edatı denir. Benzetme edatı benzetmenin yapıldığı her yerde bulunmayabilir. Yani benzetme edatı olmadan da benzetme yapılabilir. Benzetme sanatında, benzeyen ve benzetilen kesinlikle bulunmalıdır fakat, benzetme yönü ve benzetme edatı olması gerekmez.

Benzetme Örnekleri

Örnek:

Bu şehrin göğünde sürekli bir duman, yollarında yuvarlanan toz bulutları vardı. Yakıcı güneşin altında harap olmuş sokaklar, evler, hanlar, hamamlar, pencereler, çerçeveler renkleri solmuş bir tabloyu andırıyordu.

Bu paragrafta harap olmuş bir şehirden söz edilmiş ve bu şehirdeki “harap olmuş sokaklar, evler, hanlar, hamamlar, pencereler, çerçeveler” renkleri solmuş eski bir tabloya benzetilmiştir.

Örnek:

Uygarlıkta üstün olan bir ulus nereye giderse gitsin dilini, düşünce biçimini, alışkanlıklarını oraya benimsetir. Bir Fransız ya da İngiliz Afrika’da, Hindistan’da memleketinde olduğundan farklı yaşamaz. Fakat geri kalmış ulusların bireyleri uygar ülkelere gittiklerinde önce bir kimlik bunalımı yaşar, ardından da oradaki insanlar gibi yaşamaya başlar. Zamanla gelenek ve göreneklerinden uzaklaşır.

Bu paragrafta, uygar uluslarla geri kalmış ulusların bireylerinin hayata bakış açıları karşılaştırılmıştır. Bu insanların farklı ülkelere gittiklerinde nasıl bir tutum takındıkları ortaya konmuştur.

Örnek: Cemre’nin altın gibi sarı saçları vardır.

Benzeyen : Saçları

Benzetilen : Altın

Benzetme yönü : Sarı

Benzetme edatı : Gibi

Örnek: Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik.

Benzeyen: Bin atlı

Benzetilen: Çocuklar

Benzetme yönü: Şen olma, şenlik

Benzetme edatı: Gibi

Örnek:

Ah bu türküler, köy türküleri

Ana sütü gibi candan

Ana sütü gibi temiz

Benzeyen: Köy türküleri

Kendisine Benzetilen: Ana süt

Benzetme Yönü: Candan, temi

Benzetme Edatı: Gibi

Örnek:

Sular öyle temiz ki, annemin yüzü gibi.

Benzeyen: Sular

Kendisine Benzetilen: Annemin yüzü

Benzetme Yönü: Temiz

Benzetme Edatı: Gibi

Bu Yazıyı Paylaş! Google+!

Kategori: Eğitim - 12 viewsYorum Yazın

Selçuk Gönültaş

DMCA.com Protection Status