Çevre Koruma Haftasıyla ilgili Kompozisyon örneği

İnsanın içinde yaşadığı ve yaralandığı doğal çevresiyle,birlikte yaşadığı sosyal çevresine karşı görev ve sorumluluklar vardır. İnsan çevresiyle ilişkilerini sorumluluk bilinci içinde korumalı, doğal ve çevresini geliştirmelidir. Çevre ye çevreye karşı yıkıcı ve bozucu davranışlar sergileyen insan, büyük sıkıntı sorunlarla karşılaşmakta,hem kendine hem başkasına zara vermektedir.İnsan çevresiyle ilişkilerini sevgi ve dostluk üzerinde kurmalıdır.Çünkü doğa insana verilen bir emanettir.İnsan, hizmetine sunulan doğayı korumakla yükümlüdür.Evrenin insanın hizmetine verilmesi,ona evrendeki varlıkları bilinçsizce, düşmanca ve hoyratca kullanma hakkını asla vermez.Aksi taktirde doğa insana hizmet etmekten çıkar ve ona zarar vermeye başlar.Doğal dengenin insan eliyle bozulması ve doğal çevresinin kirletilmesi, sadece insanın değil,evrendeki bütün canlıların hayatını tehdit etmektedir.

Doğal Çevrenin korunması amacı ile 1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı toplandı. Bu toplantıda çevre sorunları ele alındı. Çevre kirlenmesine karşı üye ülkeler ortak çözüm yolları aradılar. Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında 5 Haziran gününün Dünya Çevre Günü olması kararlaştırıldı. Her yıl Birleşmiş Milletler’e üye ülkelerde 5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak değerlendirilir. Ülkemizde bu amaçla 1978 yılında Türkiye Çevre Sorunları Vakfı, daha sonra Çevre Müsteşarlığı kuruldu. Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı 5-11 Haziran tarihleri arasını Çevre Koruma Haftası olarak kabul etti. Çevre Koruma Haftasında okullarda öğrencilere doğal çevrenin korunması gereği öğretilir. Hafta boyunca radyo ve televizyonda halka çevre kirlenmesi ile ilgili bilgiler verilir. Alınması gerekli önlemler anlatılır. Gazete ve dergilerde doğal çevrenin korunmasına ilişkin yazılara yer verilir.

Doğal çevrenin kirlenmesi bütün ülkelerin ortak sorunudur. Çevre kirlenmesi hepimizin günlük yaşayışını etkileyen bir olaydır. Uygarlığın gelişmesi, endüstrileşme sonucu fabrikalarda insan gücüne gereksinme arttı. Kırlarda, köylerde, doğal çevrede yaşayan insanlar kentlere göçtü. Kent nüfusu önemli ölçüde çoğaldı. Kentlerde nüfusun artışı ve endüstrileşme ile birlikte çevre sorunları ortaya çıktı. Bu sorunun en önemlisi çevre kirlenmesidir. Başlıca çevre sorunları su, hava ve toprak kirlenmesidir.

Hava kirliliği daha çok yakıtların gereği gibi yakılmaması sonucu ortaya çıkar. Kirli hava solunuma elverişsiz havadır. Kirli hava solunum yolları hastalıklarını artırır. Solunum organlarımızı yorar. Hava kirliliği ölümlere bile sebep olur. Toprak kirlenmesi; çeşitli ilaç ve gübrelerle toprağın tarıma elverişsiz duruma gelmesidir. Çiftçilerimiz; tarlada kullanacakları ilaç ve gübre çeşidini ziraat mühendislerine, teknisyenlerine sormalıdır. Hangi gübrenin hangi cins topraklarda yararlı olacağı bilinmektedir. Bu nedenle; ilgili uzmana danışmaksızın ilaç ve gübre kullanılmamalı. Toprak kirlenmesi toprağın verimini azaltır. Bitki hastalıklarını çoğaltır. Bugün pek çok ilimiz çevre sorunları ile karşı karşıyadır. Örneğin Ankara’da hava, İstanbul’da su. Mersin ve Adana’da toprak kirlenmesi birer çevre sorunudur.

Bu Yazıyı Paylaş! Google+!

Kategori: Eğitim - 4 viewsYorum Yazın

Selçuk Gönültaş

DMCA.com Protection Status