Zurnada Peşrev Olmaz Deyiminin Hikayesi, Öyküsü

Zurnada Peşrev Olmaz deyiminin hikayesi. Zurnada Peşrev Olmaz deyiminin öyküsü. Zurnada Peşrev Olmaz deyiminin ortaya çıkış hikayesi. Zurnada Peşrev Olmaz deyiminin ortaya çıkış öyküsü. Zurnada Peşrev Olmaz deyimi nasıl ortaya çıkmıştır.

Zurnada Peşrev Olmaz deyiminin ortaya çıkış hikayesi İstanbul da yaşayan ve davul ile zurnayı musikiden saymayan ve Edirne taraflarından düğün daveti alan birisinin başından geçen bir olay ile ortaya çıkmıştır.

Zurnada Peşrev Olmaz deyiminin hikayesi;

İstanbul’lu birisi davul ve zurnayı musiki aletlerinden saymazmış. Günün birinde Edirne’ de bir düğüne davet edilmiş. Yemekten sonra açık havada yapılan oyun ve eğlenceler sırasında bu hatırlı davetliye, zurnazen başı yaklaşarak sormuş:

-Çalmamızı arzu ettiğiniz herhangi bir parça var mı?
Ukala adam, dudak bükmüş:

-Ayol, kala kala zurnaya mı kaldık. Bunun peşrevi olmaz. Ne nota bilirsiniz ki siz, ne de beste. Sizin çaldıklarınızı ben dinleyemem. İyisi mi, kendiniz çalın oynayın.

Zurnazen, bu hakaretleri pek içerlemiş. “Görürsün sen efendi” diyerek, en kabiliyetli yamaklarını etrafına toplayıp başlamış çalmaya.
O çalar, etrafındakiler söylermiş. Ne Itri’ si kalmış çalmadık, ne Dede Efendi’ si. Sonradan görme bey, ağzı bir karış açık onları uzun uzun dinlemiş. Adamlar, bir besteden bir besteye, bir makamdan bir makama geçtikçe, o da renkten renge geçmiş.

Bu deyim, hikayedeki anlamının dışında, “insanın kaderini zorlamamasını, ne çıkarsa bahtına razı olması gerektiğini anlatmak için kullanılır.

Bu Yazıyı Paylaş! Google+!

Kategori: Deyimlerin Hikayeleri - 15 viewsYorum Yazın

Selçuk Gönültaş

DMCA.com Protection Status