Ölümle ilgili Kompozisyon örneği

Ölüm, her insanın kafasında farklı tanımlanır sınırlandırmak ancak din, felsefe ve bilim alanlarında var olabilir. Dinde ölüm, ruhun bedenden ayrılması ve ebediyete uzanan yeni bir hayat olarak nitelendirilir. İnsanların, dünya yaşamı boyunca yaptıkları davranışları sonucu ödül olarak cennet veya ceza olarak cehennem denilen mekânlara gideceklerinden bahsedilmiştir. Allah inancı taşıyan tüm dinlerde (Hıristiyanlık, İslam, Musevilik) bu böyledir.

Bilimde ise ölüm, tüm yaşamsal fonksiyonların sona ermesi olarak adlandırılır. Ancak bu tam anlamıyla ölümü ifade eden bir tanım değildir. Bu tanımı anlamlandırabilmek için insan sezgi düşünce ve duygularına ihtiyaç vardır. Sezgilerimiz, düşüncelerimiz ve duygularımız ölümü anlamlandırır. Ölüm konusunda sezgilerimiz bize ölüm değil ölüm sonrası konusunda fikir verebilir. Bu fikirlerde bizi bir inanca iter. Düşüncelerimiz, sezgilerin sonucu oluşan inancımızda var olan ölüm kavramının nasıl gerçekleşeceğini ve sonrasında ne olacağını anlamaya çalışır. Duygularımız ise ölüm kavramının bizim üzerimizde bıraktığı etkilerdir. Duygular inancın ve düşüncenin oluşum temelidir.

Ölüm insana ürperti verir. Ancak insanlar öldüklerinde sevdikleri ya da değer verdikleri insanların yanına giderler. Ölümün üzüntüsü onlarla unutulabilir. Üzüntü paylaşıldıkça azalır, mutluluk ise çoğalır. Ölümde geride bırakılanlar için üzülmek ya da ölen birinin ardından üzülmek anlamsızdır. Herkes bir gün ölecek ve aynı yere gelecektir. Ancak bu anlattıklarım mantıksaldır. Birde işin duygu boyutu vardır ve bu yönden üzülmemek insanın elinde değildir.-insanların duygularını kontrol edememesi sevdikleri insanların nerede olduklarını kestirememelerindendir. Tıpkı kendi ölümlerinde olduğu gibi- İşte tüm bunlar sonucunda vahyi bilgi daha rahatlatıcıdır.
Ölüm korkusu? Eğer ölüm korkusu olmasaydı şu anın ne değeri olurdu. İnsanlar ne için kendini korur, kendine bakar, ya da ölmemek için dikkat ederdi? Bu korku olmasaydı herkes bungee jumpingçi, raftingci –cesaret gerektiren sporlar olduğundan bu örnekleri vermeyi doğru buldum. Cesaret de bir süreliğine ölüm korkusunu yenmek değil midir?- olurdu. Hatta beklide toplu intiharlar, ya da türlü sapıklıklar. Böylelikle yaşamın bir anlamı kalmazdı.

Ölümden korkmak anlamsız, ölmek tüm soruların cevabını bulması demek bana göre. Fakat her şeyin bir zamanı var. Ölüm mutlak o yüzden yaşamın tadını çıkarın ve kendinizi ölüm sonrasına ve tanrıyla yüzleşmeye hazırlayın.
Ölümsüzlük? Ölümsüzlük bedenen belki mümkün olmayabilir ancak dünya yaşamına bıraktığımız izler sonucu manen mümkün olabilir. Aslında tıbben ölümsüzlük mümkünleşebilir sadece bilimde biraz gelişme yaşanması lazım. Ama bizim devrenin çocukları ölümsüz olmayı ancak eserleriyle başarabilir.

Bu Yazıyı Paylaş! Google+!

Kategori: Eğitim - 143 viewsYorum Yazın

Selçuk Gönültaş

DMCA.com Protection Status