Tarih Öncesi Çağlar – Taş Devri, Bakır Devri, Tunç Devri, Demir Devri

Tarih öncesi çağlar,yazının bilinmediği yazılı kayıtın başlamadığı çağlardır . İlk yazı Mezopotamya’da ve Mısır’da yaklaşık olarak aynı sıralarda, M.Ö. 3. binin başlarında kullanılmaya başlanmıştır.

Tarih Öncesi dönemler (çağlar)

1-Taş Devri

2-Bakır Devri

3-Tunç Devri

4-Demir Devri

Taş Devri

Taş Devri, insanın ortaya çıkışı ve taştan araçlar yapmasından başlayarak kalkolitiğin sonuna kadar geçen tarih öncesi dönemdir.

Tarihöncesi insanları, maden işlemeyi öğrenmeden on binlerce yıl önce çakmaktaşından ve başka taşlardan keskin kenarlı, sivri uçlu aletler ve silahlar yaptılar. Bu dönemde ağaç, kemik ve boynuz gibi başka maddeler de alet ve silah yapımında kullanıldı, ama yalnız taş, keskinliğini uzun süre koruyacak kadar sertti. Böylece, taşın alet yapımında en önemli madde olduğu erken insanlık tarihinin bu uzun dönemine Taş Devri adı verildi. Taş Devri’nden sonra insanlar önce bakır ve tuncu, sonra da demiri bulunca, Tunç ve Demir çağları başladı.

Taş Devri;

Yontma Taş Devri (Paleolitik Çağ),

Orta Taş Devri (Mezolitik Çağ),

Cilalı Taş Devri (Neolitik Çağ) olarak üç ana döneme ayrılır.

Ama bu dönemler bütün dünyada aynı zamanda ortaya çıkmadı. Örneğin, İngiltere Cilalı Taş Devri’ndeyken, Mısır’da yaşayan insanlar madenleri bulmuştu ve kentlerde yaşıyordu. Günümüzde Avustralya Yerlileri ile dünyama uzak ve ıssız bölgelerinde yaşayan başka kabileler Cilalı Taş Devri yaşamını sürdürmektedir. Taş Devri, Roma İmparatorluğu’nun kuruluşu ve yıkılışı gibi belirli bir zaman dilimi içinde başlayan ve sona eren bir dönem değildir. Taş Devri insanları çeşitli zamanlarda, dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşadılar ya da hâlâ yaşıyorlar.

Yontma Taş Devri (Paleolitik Çağ):

Eski Taş Devri ya da Kaba Taş devri olarak da adlandırılır. Jeologların Buzul Çağı adını verdikleri dönemi kapsar.

Bu devrin özellikleri şunlardır:

1) İnsanlık tarihinin en uzun dönemidir

2) Yeryüzü buzullarla kaplıdır.

3) İnsanlar tamamen doğaya bağlıdır. İnsanlar küçük gruplar halinde avcılık ve toplayıcılıkla hayatlarını devam ettirmişlerdir. Besin üretimine henüz geçilmemiştir.

4) İklim koşullarının zorlayı etkisi, insanların bu dönemde mağara gibi doğal kaynaklarda yaşamasına neden olmuştur. Bu doğal kaynakların yanı sıra, oturabilecekleri yerleri, açık alanlara kendileri de yapmaya başlamışlardır.

5) İnsanlar, yaşadıkları mağaralara, avladıkları hayvanların resim ve figürlerini yaparak ilk sanatsal eserleri yapmışlardır.

6) Doğadaki çakmak taşları ilkel şekilde yontularak ya da kemikler kullanılarak silahlar yapılmıştır.

7) Ok ve yay da kullanılmaya başlanmıştır.

8) İnsanlar av hayvanlarını ya da yemiş dolu ağaçları bulabileceği yerlere gitmek zorunda olduğundan yaşam tarzı göçebeliktir.

9) Giyimde hayvan postlarından ve büyük yapraklardan yararlanılmıştır.

10) İnsanların sosyalleşme süreci henüz başlamamıştır. Bununla birlikte klanlar ortaya çıkmıştır.

11) Dönemin sonuna doğru ateş insan tarafından kontrol altına alınmıştır. Ateşin kontrol altına alınması, tarih öncesi devirlerin en önemli gelişmesidir. Ateş, ısınma, aydınlanma, yiyecekleri pişirme, madenlerin işlenmesi, haberleşme, çanak çömlek yapımı ve yırtıcı hayvanlardan korunma aracı olarak kullanılmıştır.

12) Totemizm denilen ilk inanış başlamıştır.

13) Bu çağda çay taşı, çakmaktaşı, hayvan kemikleri ve ağaç gibi doğal maddelerden yapılan ilk aletlerin kullanılmaya başlandığı ve insanların mağara, kaya sığınağı gibi yerlerde “büyük gruplar”/”kalabalık aileler” biçiminde yaşadıkları bilinmektedir.

Anadolu Yerleşim Merkezleri: Antalya – Karain, Beldibi ve Belbaşı mağaraları, Gaziantep yakınlarındaki Dülük ve Antakya’daki Mağaracık; bu dönemde Anadolu’ya ait insan yaşamının ve devrin sonlarına doğru yerleşimin başladığının izlerini taşır.

Orta Taş Devri (Mezolitik Çağ):

1) Buzullar erimeye başlamış ve günümüzdeki iklim şartları ortaya çıkmıştır.

2) Avcılık ve toplayıcılıktan üretime geçiş başlamıştır. Yoğun besi toplama evresinin son aşamasıdır. İlkel tarımın bu evrede başladığı düşünülmektedir, ilk yetiştirilen ürünler arasında buğdaylar bulunmaktadır. Bu dönem insanın geliştirdiği teknoloji Mikrolit adı verilen çoğunluğu geometrik çakmak taşı aletlerdir.

3) Yontma Taş Devri ile Cilalı Taş Devri arasında geçiş dönemidir.

Mezolitik dönemin en önemli özelliği mikrolit denilen küçük aletlerin ortaya çıkmasıdır. Bunun değişen doğa, fiziki ve fauna (hayvan varlığı) koşullarının sonucu küçülen avlara karşı geliştirilen teknolojidir. Mezolitik dönem Paleolitikten Neolitiğe geçişi sağlayan ara evre olduğu kabul edilir. Bazı bilim adamları Mezolitik dönem ayrımını yapmayarak doğrudan doğruya Paleolitik dönem tanımını kullanırlar. Tam olarak Mezolitik döneme tarihlenen yerleşim yeri yoktur. Çakmak taşı ve obsidyen mikrolitler ahşap bir sapa sıra ile çakılması sonucunda oraklar ortaya çıkmıştır. Bu da üretimde biçme işleminin oluştuğunu kanıtlar. Mezolitik çağdaki Anadolu insanı yaşadıkları çevreyi kendinden önce yaşayanlardan çok daha iyi bir biçimde değerlendirdiklerini söyleyebiliriz.

Anadolu Yerleşim Merkezleri: Yerleşim Merkezleri: Antalya’da Beldibi, Göller bölgesinde Baradiz, Ankara çevresinde Macunçay, Samsunda Tekkeköy

Cilalı Taş Devri (Neolitik Çağ):

Yeni Taş Devri olarak da adlandırılır. Cilalı Taş Devrine giren ilk kültür havzası Ön Asya’dır. Taş devrinin en kısa süren dönemidir.

Bu devrin özellikleri şunlardır:

1) Taştan daha sert, kesici ve dayanıklı aletler yapılmıştır.

2) Keten, kenevir gibi bitkiler yetiştirilerek bu bitkilerin liflerinden giysiler yapıldı, dokumacılık başladı.

3) Su boylarında bitkiler yetiştirilmeye başlandı.

4) Buğday, arpa, bakla, darı gibi ürünleri yetiştirmeye başlayan insanlar, üretken nitelik kazandı.

5) İlk defa hayvanlar evcilleştirildi.

6) Tarım ve hayvancılığın başlamasıyla yerleşik hayata geçildi. İnsanın üretici durumuna ulaşması kendi besinini üretmesiyle başlamıştır. Tarım faaliyetleri, sürekli yerleşme merkezleri kurulmasına yol açmıştır.

7) İhtiyaç fazlası üretimin ortaya çıkması ile ticaret başladı.

8) Besinlerin daha iyi ve uzun süreli korunabilmesi için, pişirilmiş toprak kaplar üretilmiştir. Böylece ilk seramik kültürü de gelişmeye başlamıştır.

9) İlkel barınaklar yapıldı ve köyler oluştu (İlk defa köy kültürü ortaya çıktı ).

10) Tekerlek icat edilmiştir.

11) Bir arada yaşamaya başlayan insanlar arasında işbölümü oluştu.

12) İnsanların birlikte yaşamasının sonucu olarak, toplumsal düzeni sağlayan yazısız hukuk kurallar ortaya çıkmıştır.

13) İnsanlarda mülkiyet kavramı oluştu.

14) Resim ve heykel sanatında da ilerlemeler görülmüştür.

15) Dolmen, menhirler ve Tümülüs ( ilkel anıtlar ) dikildi.

Buzulların kuzeye doğru çekilmesi ve iklimde ısınma başlaması üzerine insanlar, açık arazide yerleşme ve yaşama imkânı bulmuşlardır. Sulak bölgelerdeki yerleşme merkezlerinin sayısı hızla çoğalmıştır. Birbirine bitişik, bahçeli evler yapılmıştır. Bu evlerin duvarları resimlerle süslenmiştir. Resimlerde çoğunlukla ev ve dans sahneleri ile ilgili figürlere yer verilmiştir.

Menhir: Üzerine yatay bir taşın konulduğu yan yana dizilmiş taşlardan oluşan anıtlardır.

Dolmen: Bir çizgi veya daire oluşturacak şekilde dizilmiş 4-5 metre yüksekliğinde dikili taşlardan oluşan anıtlardır.

Tümülüs: Menhir, Dolmen ve yerleşim yerlerinin zamanla toprak altında kalmasıyla oluşan suni tepeciklerdir. Bu kalıntılara Anadolu’da “Höyük”, Orta Asya’da “Kurgan” adı verilir.

Neolitik Devir Anadolu Yerleşim Merkezleri: Bu devirde Anadolu’da en önemli yerleşim yerleri höyüklerdir. Bunlar arasında Diyarbakır Çayönü, Gaziantep Sakçagözü ve Konya Çatalhöyük bu devre ait merkezlerdendir.

Çayönü, Türkiye’de ve Güneydoğu Avrupa’da ilk üretimle ilgili bulunmuş en eski yerleşim yeridir. Gelişmiş bir köy yerleşmesine sahip Çayönü’nde orak, bıçak ve tahıl öğütme taşlarının bulunması bu durumun göstergesidir. Çatalhöyük ise, insanlık tarihinin ilk şehir yerleşmesi olarak kabul edilir.

Bakır Çağı

Bakır Taş Çağı veya Kalkolitik Çağ M.Ö. 5000-3000 arasında yaşanmış bir tarih öncesi dönemdir. Bakır Çağı’nın bir diğer adı Maden Taş Çağı’dır.

Tunç Çağı

Kalay ve bakırın karışımından oluşan tunç Anadolu’da Kalkolitik sonunda görülür. Ancak tunç madeninin alet ve kap yapılmasında kullanılması 3. binin başlarına rastlar.

Mezopotamya’da ve Mısır’da tunçtan eserlerin yapılmaya başlandığı sıralarda (M.Ö. 4. bin sonu) yazı keşfedilmiş bulunduğundan bu ülkeler için Tunç Çağı deyimi yerine yazılı belgelerden elde edilen kronoloji ve sınıflandırmalar kullanılır. Buna karşılık yazıyı henüz kullanmayan Anadolu, Hellas (Yunanistan), Balkanlar ve Avrupa gibi bölgeler için Tunç Çağı deyimi geçerlidir. Tunç Çağı Anadolu’da 3000, Girit’te, Ege’de ve Hellas’ta 2500-2000, Avrupa’da ise 2000 yıllarında başlar.

Anadolu’da Tunç Çağı üç evre gösterir:

Tunç Çagı üç bölümü ayrılır:

Erken Tunç Çağı (3000-2000)

Orta Tunç Çağı (2000-1750)

Geç Tunç Çağı (1750-1200)

Demir Çağı

Demir Çağı pek çok bölgede değişik tarihlerde başlamış ve bitmiş olsa da Anadolu’da genel olarak, M.Ö. 13. yüzyılda başladığı, M.Ö. 4. yüzyılda bittiği kabul edilen ve demirin ergitilerek kullanılmasıyla karakterize olan bir dönemdir.

Bu dönemde bulunan demirin bulunup işlenmesi, sanayinin gelişmesine neden olmuştur.Başlangıçta ‘dövme’ tekniği kullanılarak az sayıda araç üretilebilmiştir. Bakır ve tunçun yerini demirden silah ve eşyalar almıştır. Ticaret hızlanmış, toplumların birbirleriyle ilişkileri sağlanmıştır. Demir Çağı’na ait Anadolu uygarlıklarından bazıları, Geç Hitit Kent Devletleri, Urartular, Frigler, Lidyalılar ve Likyalılar’dır.

Demirden silahların yaılmasıyla birlikte,insanlar kendilerini daha fazla koruyabilmişlerdir. Ancak, bu durum, devletler arasında çekişmelere sebep olmuştur.

Demir eritilmesi zor olduğundan çok sağlam ve dayanıklıydı.Demir sayesinde insanlar kendileri koruya bilmiş ve kendilerinden büyük hayvanları öldürebilmiştir.

Demir Çağının Özellikleri

a) İnsanların son olarak buldukları ve kullandıkları maden demirdir.

b) Demirin yüksek derecede ısıda işlenmesi sanayinin gelişmesine neden oldu.

c) Toplumların birbirleriyle olan ilişkileri artmıştır.

d) Demirden eşyalar ve silahlar insanlara hem ekonomi de hem de askeri alanda büyük ölçüde güç kattı.

e) Sanayinin temelleri atılmıştır.

f) Üretim, silah teknolojisi ve ticaret gelişmiştir.

g) Yazınının bulunması ile tarih öncesi devirler sona ermiştir.

Bu Yazıyı Paylaş! Google+!

Kategori: Eğitim - 338 viewsYorum Yazın

Selçuk Gönültaş

DMCA.com Protection Status