Basketbolun Tarihçesi

Basketbol’un Tarihçesi

Basketbol Tarihi ve Gelişmesi Basketbolun anavatanı Amerikalı, babası ise aslen Kanadalı olup hayatının 40 yılını Amerika’da spor öğretmenliği yapmakla geçiren Dr. James Nasimith’dir.Amerika’nın Sprinfield eyaletindeki, YMCA Dershanesinde beden eğitim öğretmenliği yaparken, uzun yıllardan beri hayalinde yaşattığı bir sportif oyuna son şeklini veren Dr. James Naismith bunu ilk kez okulun spor salonunda öğrencilerine oynatmış ve uygulamasını gördükten sonra gerekli düzeltmeleri yapmıştı.

Spor salonuna karşılıklı duvarlarına asılan tahtadan yapılma kağıt sepetlerine topu sokmak esasına dayanan bu oyunu, atlet ve beyzbolculara iyi bir kış antrenmanı olarak tasarlayan Naismith’in eski bazı kavimlerin Amerika kıtasında oynadıkları bir oyundan faydalandığı da ileri sürülür.Kristof Kolomb’un Amerika’yı bulmadan önce Güney Amerika’da yaşayan Mayas adlı Kızılderili kavminin en belli başlı bir spor eğlencesi olan Tlahiotenie’nin basketbola çok benzeyen bir spor olduğu bilinir.

Ancak bu tarihi uygarlıktan günümüze kadar ulaşabilen kalıntılardan, Tlahiotenle alanlarının bu günkü basketbol sahalarının en az beş misli büyüklükte olduğu görülmektedir. Bu alanın iki ucunda yükselen mermer duvarlar üzerinde ve yerden ortalama 4 metre yükseklikteki yine mermerden yapılma yarım metre çapındaki çemberlerde bu oyunla basketbol arasındaki benzerliği gözler önüne sermektedir. Ancak bu halkalar yere paralel olmayıp dikey durumda bulunmaktadır. Top üstten değil yanlardan geçirilir. Toplarda tahtadan yad, mermerden yapılmıştır. Dr. James NAISMITH’ in “basketbol”u ortaya çıkarırken Maysalılar’ın bu oyunundan yaralanmış olabileceği de akla yakın bir ihtimaldir.

Basketbolun Avrupada ve Uzakdoğudaki Tarihi

Basketbolun Avrupa’daki ilk denemesi, 1893 yılında Paris’in Trevise sokağındaki eski bir jimnastik salonunda yapılmıştır. Daha sonraları, özellikle I. Dünya Savaşı sırasında, basketbolun Avrupa’da yayılmasında Amerikalı askerlerin büyük etkisi olmuştur. Hızla gelişme gösteren basketbol böylece Avrupa’da en gözde sporlar arasında yerini almıştır. Amerika, 1897 yılında erkeklerde, ardından 1900 yılında bayanlar arasında ilk milli basketbol şampiyonlarını düzenleyerek, bu sporu ülke çapında popüler hale getirmiştir. Amerikalılar millî spor olarak benimsedikleri basketbolu, 1904 St. Louis Olimpiyat Oyunları’nda kulüp takımları arasında maçlar düzenleyerek, Olimpiyat Oyunları’na katılan tüm ülkelere tanıtmışlardır. 1905 yılında dünyanın en büyük spor salonlarından Madison Square Garden, kapılarını basketbola açmıştır.
Uzakdoğu’da da 1913 yılından itibaren karşılaşmalar yapılmaya başlanmıştır. Böylece bu oyun birkaç yıl içinde Kanada, Fransa, İngiltere, Avustralya, Çin ve Hindistan başta olmak üzere, tüm dünya ülkelerine hızla yayılmış, özellikle büyük kentlerdeki geniş spor alanlarında yapılan üniversiteler arası karşılaşmalar, basketbolun seyirlik spor olarak yayılmasında önemli katkılar sağlamıştır. Uluslararası Amatör Basketbol Federasyonu, uluslararası karşılaşmaları yönetmek amacıyla, 20 Haziran 1932’de İsviçre’nin Cenevre şehrinde İsviçre, Yunanistan, İtalya, Portekiz, Arjantin, Romanya ve Çekoslovakya basketbol federasyonlarının işbirliği ile oluşturulmuştur. FIBA her dört yılda bir, Olimpiyat Oyunları’nın düzenlendiği şehirde toplanarak, basketbolu daha çekici hale getirmek için gerekli kural değişikliklerini yapmaktadır.
Avrupa Basketbol Şampiyonası, 1935 yılında başlamış olup, 2 yılda bir düzenlenmektedir. Amatör bir spor dalı olarak basketbol, ilk kez 1936’da Berlin’de düzenlenen Olimpiyat Oyunları’na dahil edilmiştir. 1951 yılında başlayan Erkekler Dünya Şampiyonası’nı 1953’te Bayanlar Dünya Şampiyonası izlemiş, Olimpiyat Oyunları’na basketbol dalında bayanlar ilk kez 1976’da katılmışlardır. Avrupa Ligi ise 1995-96 sezonunda başlamıştır.

Bu Yazıyı Paylaş! Google+!

Kategori: Kültür & Sanat - 16 viewsYorum Yazın

Selçuk Gönültaş

DMCA.com Protection Status