Kamış Kalem Nedir? Kamış Kalemin Özellikleri

Kamış Kalem Nedir?

Kamış kalem, hat sanatında kullanılan ve yazı yazmak için ince ka­mıştan yapılmış kalemdir. 3-5 mm enindeki yazılar için kullanılan kamışların sertlik bakımından en iyisi İran’da Hazar Denizi kıyılarında ve Irak’ta yetişir. Hindistan ve Cava gibi sıcak ülkelerde yetişen kamışlar çok sert olur. Geniş yazılar için Türkiye’de yetişen bambu ya da kargı denen kamışlar­dan yararlanılır.

Güzel yazı yazanların kullandıkları, sert dokulu bir çeşit sazdan yontulma kalem; saz kalem de denir.

Kamış Kalemin Düzenekleri

Kamışın boğumu kalem traş ile alındıktan sonra kalem uç kısmı kalemi açandan yana olmak üzere sol elin avucu içine yatırılır ve kalemin açılan kısmı uzunca bir badem görüntüsü verinceye kadar iki yandan kesilir ve yontulur. Kamış yeterince sert değilse biraz daha tok bir badem şekli tercih edilir. Kalemin gövdesinden ucuna doğru incelerek uzayan kısmına dil uç kısmına ise ağız denir. Ağzı dilinden daha enli açılan kaleme de çakşırlı kalem adı verilir.

Daha sonra kalemin ağzı makta’ üzerine yatırılarak ya da elde dikine çatlatılır. Buna şakk etmek tabir olunur. Sonra da yine makta üzerinde kalemin ucu yazılacak yazının gerektirdiği meyil gözetilerek kesilir. Bu işleme de katt etmek veya kat’ denir. Kalem ağzının yazana yakın tarafı ünsi diğer tarafı da vahşî adıyla adlandırılır.

Kamış Kaleminin Özellikleri

Kamış kalem, yazılarımızın en tabii aletidir. Hüsn-i hatta kullanılan kamış, ekseriya, İran ve Irak”tan getirilirdi. Tabii rengi sarı olan kamışlar, bir yıl boyunca at gübresinin içine yatırılır, bir takım yanmalardan sonra, koyu kahve rengini alır, sertleşirdi. Ancak bu ıslah ve terbiye ameliyesinden sonra kullanılırdı. Bu ıslah, sıcak ülkelerde güneş altında yapılırdı.

Kamış kalem ne çok ince, ne çok kalın olmalı. Rengi parlak ve siyaha yakın, düzgün ve yuvarlak, boğum araları bir karış olmalıdır. Bu özellikteki bir kamış kalem, mermer, taş veya cam üzerine atıldığı zaman, tiz bir ses çıkarır. Yazma bir eserde, kamış kalemin özellikleri şöyle anlatılmaktadır: “Evvela, hüsn-i hat yazanlara kalemin alasını ve mürekkebin ranasın ve kâğıdın zibasın görmek gerektir. Kalemin alasın oldur ki, kızılı pek ola ve aklığı pek az ola ve damarları doğru ola, zira damarları doğru olmazsa, kalemi şak itdikte, eğri şak olur, doğru şak olmaz. Eğri şak olan kalemden hüsn-i hat gelmez ve kalemin kalınlığı evsat ola ve uzunluğu on parmak ola.

Bu Yazıyı Paylaş! Google+!

Kategori: Kültür & Sanat - 17 viewsYorum Yazın

Selçuk Gönültaş

DMCA.com Protection Status