Numeroloji (Sayıbilim) Nedir? Numerolojinin Amacı Nedir?

Numeroloji (sayıbilim), Astroloji (yıldızbilim) gibi tamamlayıcı unsurları olan, gerektiğinde bir arada, gerektiğinde ayrı ayrı ele alınabilen, kişiyi ve kişinin geleceğini açıklamayı hedefleyen bir sanattır.

Numerolojinin Amacı

Numeroloji Okültizm’in bir dalı olup, evrenin sayısal bir kurgu içerdiğini, evrendeki hiçbir şeyin rastlantıya dayanmadığını, her şeyin sayısal bir düzen içinde meydana geldiğini var sayar ve sayılarla ilgili çeşitli analitik ve sentetik çalışmalarla, evrendeki ve olaylardaki gizli yasa ve ilkeleri keşfetmeyi amaçlar.

Numerolojinin Tarihi

Astroloji gibi numeroloji’nin temelleri de antik uygarlıklara, antik düşünceye dayanır ve Ortadoğu’dan Batı’ya uzanıp benzer bir süreçten geçer. En eski çağlardan beri, sayılar, sadece hesap için kullanmadılar. Örneğin, Keldanlılar, harflere birer sayı yakıştırıp kişinin adını kullanarak tahminlerde bulunurlardı, fal bakarlardı.

Yunanlı felsefeci ve matematikçi Pisagor, herşeyi sayıların ahengi ile açıklardı. Çinliler sayılara simgesel değerler verirler, gerek geleneksel, gerekse çağdaş kabala sayıların özelliklerini incelemektedir.

Numeroloji’nin kaynakları adeta sınırsızdır, uygulanması da öyle. Konusal olarak bir ucu batıl inançlara, bir ucu ise toplumların bilinçaltına dayanır. Eski Mısır’da, Mezopotamya’da, antik Yunanistan’da, İslam öncesi Türkler’de, Araplar’da numeroloji karşımıza çıkmaktadır. Eski uygarlıkların bilginleri ve felsefecileri sayıların tutkusundan kurtulamamışlardır. Yüzyıllar geçmesine rağmen benzer bir tutkuyu, ya da açıklama ihtiyacını, Bertrand Russel’den Hitehead’e kadar, çağdaş matematikçilerde ve felsefecilerde de bulmak mümkündür. Çünkü her şeyi düzene sokmak, bir formüle bağlamak, açıklamak, değerlendirmek sayılarla olmaktadır.

Mezopotamya bilginleri için sayı sadece bir nicelik işareti değildi. Çözüldüğünde, yorumlandığında niceliği aşan bir güze sahip olan, hatta kutsal sayılan, olumlu ya da olumsuz, uğurlu ya da uğursuz bir işaretti.

Babil’de 28 sayısı kutsal sayılırdı; çünkü 28, hem kutsal sayı olan 7’nin başka bir kutsal sayı olan 4 ile çarpılmasından oluşuyor, hem de ilk 7 sayının toplamına eşitti:

1 + 2 + 3 + 4 + 5 + 6 + 7 = 28

Pisagor’un izleyicileri için 1 sayı sayılmazdı, diğer sayıları doğuran bir başlangıçtı. Bu yüzden ilk iki sayının (2+3) toplamından elde edilen 5 ile yine bu ilk iki sayının çarpmasından (2×3) oluşan 6’yı kutsal saymakta, fakat nedenleri açıklanmamakta, gizli kalmaktadır.

Yunanlı felsefeci ve aynı zamanda matematikçi olan (M.Ö. 580 – M.Ö. 500) Pisagor’a göre sayıların anlamları vardı;

  •  Özün sayısı,
  •  Karşıtlık, değişiklik
  •  Aracılık, bütünlük, başlangıç, orta ve son, tanrısal güç,
  •  Doğruluk, adalet, dünya,
  •  Evlilik,
  •  Şans,
  •  Evrenin tümü [Tanrısal güç (3) ile dünya (4)’ün toplamı] ya da tanrının dünya ile birleşimi,
  •  Sağlamlık,
  •  3×3 ya da tüm sayıların özü,
  •  Sonu olmayan yeni bir dizinin başlangıcı.

Eski Mısır ve Yunan’da Numeroloji (Sayıbilim)

Nümeroloji bilgilerinin gelecek veya gizli şeyler hakkında bilgi edinmeye yönelik olarak kullanılmasıyla ilgili alana ise aritmansi adı verilir. Eski Yunan ve Kalde’de uygulanan aritmansi ya da aritomansi “sayılar bilimi” denilen nümerolojinin öncüsü olarak görülür. Nümeroloji’nin Batı’daki gelişimi, esas olarak, “sayılar bilimi ilâhî güçler bilimi demektir” diyen Pisagor’la başlamıştır. Pisagor’a göre, evren sayılar üzerine kurulmuş bir sistem olup, evrendeki ahenk sayıların bir uyumudur. Fakat sayılar bilimine Yunanlılar’dan çok daha önce Mısır’da önem verildiği bilinmektedir. Nitekim esin kaynağı eski Mısır bilgeliği olan inisiye Pisagor’un nümeroloji ile ilgili sözlerini eski Mısır bilgeliğini yansıtan Hermetika’da bulmaktayız: “Mükemmel işleyen evren, sayıların gücüyle düzenlenmiştir.” Sayıların seslerle ilişkilendirilmesi de, tarihçilere göre yine eski Mısır’da başlamıştır.

Eski Mısır’ın İsis misterleri inisiyeleri 22 sayısına çok önem verirlerdi. Yirmi iki sayısını kutsal saydıklarından ezoterik anlamını çok gizli tutmuşlarsa da, dinsel işlemlerde bu sayıyı kullandıkları bilinmektedir. Mısır’ın 22 sırrı, hermetik bilgeliğin Mısır’dan Avrupa’ya geçişiyle Okültizm’de 22 arkan ya da anahtar biçimine dönüşmüştür. Fakat Avrupa’da Okültizm’in ortaya çıkışından çok önce, Mısır’ı ziyaret eden Pisagor bu sayının önemini öğrenmiş bulunuyordu. Nitekim Pisagor matematikteki ünlü “pi” sayısını 22’yi 7’ye bölerek bulmuştur. Bu sayının daha sonra Dante’nin İlâhî Komedya eserinde kullanmış olduğu görülür. 22 gibi 11 ve 33 de nümerolojide “üstad sayılar” olarak kabul edilir.Tradisyonlarda en çok sözü edilen sayılar 1, 2, 3, 4, 5, 7, 12, 22, 40 ve 50’dir.

sayınız 6 ise Ruhunuzu özgürleştirmenin yolunu arıyorsunuz. Yalnızlığınız ve içe kapanmanız bu arayışınızda seçtiğiniz yöntem. Kendi gerçeğinizin peşinden kovalarken, kimi zaman rehberliğe ihtiyacınız olabilir.

Yardım istemeden önce, kendi yapabilirliklerinize ve kaynaklarınıza bakmalısınız. İç ışığınız sizi ısıtmasa bile, doğruya ve ihtiyacınız olana götürecektir. Sizi bilgeliğe ulaştıracak bu yolda tedbirli olmalı ve kendinize zaman tanımalısınız.

İbraniler’de Numeroloji (Sayıbilim)

Fakat harflere nümerik değerler verilerek harflerle sayıların ilişkilendirilmesi alanında en yoğun çalışmaları kabalistlerin yapmış oldukları bilinmektedir. İbrani alfabesini kutsal alfabe olarak gören kabalistlere göre İbrani alfabesinin 22 harften oluşması bir rastlantı değildir. Fenike alfabesi gibi, bu alfabenin de 22 harften oluşmasında eski Mısır’ın hermetik etkisi olduğu sanılmaktadır.

Kabalistler 22 sayı ve harfi 3+7+12 biçiminde üç grupta ele alırlar. Bunlardan 3 temel harf semavi alemi, evrensel kökeni, başlangıcı temsil eder. Sonraki 7 “düalite harfi” “bilinçle idrak edilebilir âlem”in, yani aracı âlemin karşılığıdır. Kalan 12 harf ise duyularla algılanabilir âlemin karşılığıdır. Sayılarla ilgili kabalistik çalışmalar gematria, temurah ve notarikon adları altında üç ayrı uzmanlık alanı oluştururlar.

Araplar’da Numeroloji (Sayıbilim)

Aslında, Kabalistlerin 3+7+12 biçimindeki üç gruplu sistemi Yahudiler’e özgü değildir, eski Mısır, Fenike ve eski Etyopya’nın hiyeratik alfabe harflerinde ve Arap alfabesi harflerinde de uygulanmaktaydı. (Arap alfabesi de çok önceleri İbrani alfabesi harflerine denk düşen 22 harften oluşmaktaydı.) Harflere nümerik değerler vererek yapılan çalışmalar, İslam nümerolojisinde ebced hesabı ve cifr ilmi adıyla bilinir. “Allah” sözcüğünün ebced hesabındaki sayısal değeri 66’dır.

Bu Yazıyı Paylaş! Google+!

Kategori: Kültür & Sanat - 98 viewsYorum Yazın

Serkan Gönültaş

Kocaeli Üniversitesi Elektronik Öğretmenliği bölümü mezunuyum. Bu siteyi kurmamın amacı insanımız için faydalı olmak, insanlarımızı bilgilendirmek. Yazılım alanında daha çok bilgili olduğum için yazılım ile ilgili konulara ağırlık veriyorum. Diğer arkadaşlarımız da alanları ile ilgili sizlere yardımcı olmaya çalışıyor. Umarız hayat ile ilgili her konuda sizlere yardımcı oluruz.
DMCA.com Protection Status