TC Merkez Bankası, Kuruluşu, Biyografisi

Sponsorlu Bağlantılar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası A.Ş., banknot ihraç eden, hükümetin para ve kredi politikasını yürüten, veznedarlık görevini üstlenmis ve devletin iktisadi ve mali danışmanlığını yapan yasal olarak bağımsız bir ekonomik kurumdur.

 

Merkez Bankası kağıt para (banknot) basma tekelini elinde bulundurur ve bu yetkiye istinaden bağımsız olarak para politikasını belirler. Ayrıca Hazine Müsteşarlığı’na bağlı olan Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü’nce basılan madeni paraların tedavülü de Merkez Bankası’nca sağlanmaktadır. Merkez Bankası Elektronik Fon Transferi EFT, Elektronik Menkul Kıymet Transferi EMKT sistemlerinin Türkiye’deki sahibi olup, Tüm Dünya Bankalararası Mali İletişim Topluluğu’in (Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication – SWIFT) Türkiye ayağını yürütmektedir. Banka büyük Elektronik Veri Dağıtım Sistemi (EVDS) olarak adlandırılan büyük bir veri tabanına sahiptir. Bu veri tabanındaki bilgiler İngilizce ve Türkçe olarak kullanıcıların hizmetine açılmıştır.

Genel Bilgiler

TCMB’nın temel amacı fıyat istikrarını sağlamaktır. Banka temel amacıyla çelişmedikçe ülkenin kalkınması için uygulanacak politikaları da desteklemeye çalışmaktadır. Banka para politikasının uygulanmasında tek başına yetkilidir. Fiyat istikrarını sağlamak amacıyla belirleyeceği politika dahilinde para polıtıkası araçlarını serbestçe kullanabilmektedir. Bankanın politika araçlarını uygulamada ve ekonomiyi takip etmede ihtiyaç duyacağı bilgileri toplama ve kurumları denetleme hakkı bulunmaktadır. Bankanın görev ve yetkileri şu başlıklar altında toplanabilir;
Banknot basma ve paranın dolaşımını sağlama: Para politikasına uygun olarak ihtiyaç duyulan ülke para birimi cinsinden banknot basmak. Paraların dolaşımını ve hacmini düzenlemek için gerekli teşkilatlanmayı sağlar, yöntemleri ve teknik alt yapıyı sağlar ve işletir.
Para politikasını belirlemek : Banka fiyat istikrarı amacına uygun olarak para politikaı belirler ve uygular. Bu amaçla faiz oranlarının belirler ve bankalara nihai kredi merci olarak hizmet eder. Ayrıca para politikası amaının gerçekleştirmek için mali piyasaları yakından takip ederek, faaliyet gösteren kuruluşların uygun hareket edip etmediklerini denetleyebilmektedir. Denetim alanı dışındaki hallerde banka denetlemeye yetkili diğer kurum ve kuruluşları bilgilendirmek ve onlarla işbirliği yapmaktadır.
Hükûmetin mali ajanlığını yerine getirmek : Banka hükümetin alacak ve borçlarının ödenmesinde ve hükümetin ekonomik gidişle ilgili bilgilendirilmesinde doğal mali ajandır. Bu amaşla açılacak kamu borçlanma ihalelerine aracılık yapmaktadır. Yine hükümetin mali ajanlığı çerçevesinde ekonomik durumla ilgili olarak ortaya çıkan gelişmeler hakkında hükümeti ve diğer kurum ve kuruluşları bilgilendirir.

Kuruluşu

İlk para Osmanlı Beyliği döneminde 1326 yılında basılmıştır. O zamanlar sadece kıymetli maden olarak basılmaya başlanan para diğer ülkelerde de olduğu gibi bugünkü kadar geniş bir kullanım alanına sahip değildi. Sadece ödeme amaçlı olarak kullanılan para devlet eliyle basılmaktaydı. 19. yy’a gelindiğinde paranın işlevsel değisimine ve Osmanlı İmparatorluğunun artan borçlarına paralel olarak gittikçe artan oranda mali ajana ihtiyaç duyulmaya başlanmıştır. 1847 yılında Galata bankerlerince kurulan Bank-ı Dersaadet, 1856 yılında İngiltere kralının fermanıyla İngiliz sermayeli olarak kurulan Osmanlı Bankası ve daha sonra İngiliz ve Fransız ortaklığıyla kurulan Bank-ı Osmanii Şahane merkez bankasına aıt bazı faaliyetleri yürütmeye başlamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla Osmanlı Bankasıyla anlaşma yapılmış ve Osmanlı Bankası 1935 yılına kadar banknot ihraç etme imtiyazına yetkili kılınmıştır. Ancak, genç Türkiye Cumhuriyeti kendisine ait bir merkez bankasının eksikliğini hissetmiştir. Bu amaçla çeşitli ülkelerden yetkililer ve öğretim üyeleri çağrılarak merkez bankasının kurulması için çalışmalara başlanmıştır. Hazırlanan raporlarda merkez bankasının kurulmasına ihtiyaç duyulduğu belirtilmekle birlikte, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetinin merkez bankasının kurulması için gerekli şartları henüz sağlayamayacağı da belirtilmekteydi. Bu raporlarda alınan reform önlemlerine tam olarak yer verilmemesi daha sonradan eleştiri konusu olmuştur.
Merkez Bankasının kurulması için ilk başlarda Osmanlı Bankası’nın milllileştirilmesi düşünülse de ülkenin ekonomik koşulları buna izin vermemiştir. Daha sonra o günlerde yeni kurulan Türkiye İş Bankası’nın Merkez bankasına dönüştürülmesi gündeme gelmiştir. Ancak, merkez bankasının bağımsız olarak çalışması gerektiği görüşünün de etkisiyle 20 Eylül 1931 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 1715 sayılı Merkez Bankası Kanunu’na paralel olarak Merkez Bankası 3 Ekim 1931 tarihinde faaliyete geçmiştir.

Gelişimi 

Merkez Bankası’nın kurulmasına esas teşkıl eden 1715 sayılı Merkez Bankası Kanunu dönemin şartlarına uygun olarak hazırlanmıştı. Kanunla banknot ihracı imtiyazı Merkez Bankası’na tanınmıştır. Merkez Bankası tam anlamıyla Hazine’nin bir ajanı olarak tanımlanmıştır. Bankanın para politikası araçlarını kullanması ve hükümetle işbirliği içerisinde çalışmasını sürdürmesi de kanunun temellerini oluşturmuştur. 1715 sayılı kanunla ülkenin kalkınmasının sağlanması Merkez Bankası’nın temel görevi olarak tanımlanmıştır. Kanun birçok değişiklik görürken, Merkez Bankası’nın temel görevi, hükümetle beraber çalışması ve kambiyo kontrollerinin devamı korunmuştur.
1970 yılında 1211 sayılı Merkez Bankası Kanunun çıkartılarak 1715 sayılı Merkez Bankası Kanunu yürürülükten kaldırılmıştır. 1211 sayılı kanunun en önemli farkı Merkez Bankası yetkilerinin artırılmasını sağlaması olmuştur. Bu kanunla bankanın temel amacı kalkınma planlarını ve hükümet politikalarını desteklemek olarak belirlenmiştir. 1980 sonrasında Türkiye’nin ithal ikame yerine ihracatı destekleyici kalkınma planına geçilmesi ve 1980’lerde görülen teknolojik gelişmeler Merkez Bankası’nın da modernleşme sürecine girdiği yıllar olmuştur. Yine 1980’li yıllarda kambiyo kontrollerinin kaldırılmıştır.
1990’lı yıllara gelindiğinde yaşanan krizlerin de etkisiyle Merkez Bankası’nın bağımsızlığı tartışmaları görülmüştür. Buna ilave olarak Merkez Bankası’nın eknominin kalkınması hedefi sorgulanarak bunun fiyat istikrarı ile çelişkileri gündeme gelmiştir. Bu tartışmaların sonucunda 1994 ve 2001 yıllarında yapılan değişikliklerle Merkez Bankası’nın temel görevleri ve bağımızlığı düzenlenmiştir. Ayrıca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) kurulmasıyla da Banka’ya ait bazı yetkiler BDDK’ya devredilmiştir. Söz konusu tüm bu yapısal ve kanunsal değişikliklerin sonucunda Merkez Bankaı’nın hükümetten bağımsız olarak faaliyet göstermesi ve temel amacının fiyat istikrarının sağlanması benimsenmiştir.

Günümüzde Uygulanan Para Politikası 

TCMB günümüzde fiyat istikrarının sağlanması için enflasyon hedeflemesine dayanan para politikası uygulamaktadır. Faiz oranın belirlenmesi nedeniyle para arzı tam olarak denetlenmemektedir. 2001 krizi sonrasında benimsenen serbest döviz kuru rejimine paralel olarak aşırı oynaklıklar dışında döviz piyasasına müdahale edilmediği gözlenmektedir.

Para Politikası Araçları 

Para politikası araçlarından önce kısaca para politikasının önemine değinmek gerekmektedir. Lucas’ın Nobel Ödülü konuşmasında da detaylı olarak belirttiği üzere, para politikası uzun vadede etkisiz iken kısa vadede ekonomi üzerinde etkili olmaktadır. Para politikasının bu etkisinden faydalanarak makro ekonomik dengelerin sağlanması amacıyla parasal araçlardan faydalanılmaktadır. Bu bağlamda aslında para politikası yardımcı bir politika olup, ülkenin milli gelir istihdam gibi temel göstergelerinin ayarlanmaında kullanılırlar. Para politikası araçları şunlardır,
Açık piyasa işlemleri (APİ) : APİ işlemleri merkez bankalarının likit para karşılığı bono ve tahvil alıp satarak piyasadaki likiditeyi düzenlemeleridir.
Reeskont oranı : Bankaların ellerinde bulunan kısa vadeli senetlerin merkez bankalarına iskontolu satılmasıdır (kırdırılmasıdır). Reeskont denilmesinin sebebi bankalar bu senetleri müiterilerinden alırken belirli bir iskontoyla alırlar ve bu senetleri merkez bankalarına satarken tekrar bir iskontoya tabi tutulmaktadır.
Zorunlu karşılıklar : Bankaların ellerinde bulundurdukları mevduat ve/veya krediler için kasalarında bulundurmak zorunda oldukları nakit paraya verilen adıdır.
Günümüzde merkez bankaları para politikası araçlarını faiz oranını veya para arzını belirlemek için kullanmaktadırlar. Ekonomi bilimi kuralları gereği bir şeyin ya fiyatı ya üretilecek miktarı belirlenebileceği için bu zorunlu tercih doğmaktadır. Bir çok merkez bankası faiz oranını belirleyerek para politikası araçlarını bu çerçevede kullanmaktadırlar.


Bu Yazıyı Paylaş! Google+!


Sponsorlu Bağlantılar

Selçuk Gönültaş

DMCA.com Protection Status