Parkinson Hastalığının Nedenleri,Belirtileri ve Tedavisi

Sponsorlu Bağlantılar

Parkinson hastalığı çoğu zaman kimsenin duymadığı,kulak aşinası olmadığı çok sinsi bir hastalıktır.Halk arasında daha çok titrek hastalığı bilinir.Günümüzde henüz tam olarak tedavisi malesef yoktur.O kadar sinsi bir hastalıktır ki erken tanı koyulması neredeyse mümkün değildir.

Bu hastalık zamanla ortaya çıkar. Beyinde dopamin salgılayan hücrelerin hasar görmesi sonucu hastalığın ortaya çıktığı en bilinen araştırmalardan bir tanesidir.

Parknson Hastalığın Belirtileri Nelerdir?

Hastalık çok sinsi ilerlemektedir ve belirtileri uzun zaman sonra ortaya çıkmaktadır, hastalığın başlıca belirtileri şunlardır;

– Titremelerin artması ve hareketlerde gözle görülür bir yavaşlama

– Hastanın yazdıklarının küçük ve okunaksız oluşu

– Yavaş yürümek ve ayakları sürüyerek hareket etmek

– Depresyon ve beraberinde getirdiği sıkıntılı ruh hali

– Kısık sesli konuşmanın yanı sıra,ses kısılması

– Terleme ve tansiyon düşüklüğü

– Yürürken,vücudun hareketsiz olması(kolların sallanmaması)

Bu belirtiler zaman anlamında kişiden kişiye değişmektedir. Hastalık 10 yıl gibi uzun bir zaman ilerler ve daha büyük sıkıntılara yol açar. Ölümcül bir hastalık değildir bunun yanı sıra felce de neden olmaz, hastalık genel olarak erkeklerde görülür ve 40 yaş üstünde daha sık rastlanır. Az önce belirttiğim gibi hastalık ölümcül değildir fakat kişinin yaşamını büyük ölçüde zora sokar ve hareket kabiliyetini yitirmesine neden olur.

Parkinson Hastalığının Tedavisi

Parkinson hastalığının tedavisinin amacı hastayı aktif, bağımsız, kendi başına işini yapabilen hale gelmesinı sağlamaktır. Yapılan tedavi sonucu hastanın her şeyi düzelecek diye bir şey yoktur. Zaten parkinson hastalığında kullanılan sınırlı sayıda ilaç çeşidi vardır. Bu ilaçlar ya eksik dopamini sağlar, ya onun gibi etki yapar ya da dopaminin parçalanmasını engelleyerek kullanımını arttırır. Tedavi sırasında bu ilaçların oluşabilecek yan etkilerini belirleyip ortadan kaldırmak önemlidir. Fakat her ne olursa olsun ilacın yan etkisi görüldü diye ilacı bırakmak ya da doktor değiştirmek yanlıştır. İlacı bırakmak yanlıştır çünkü hastalık belirtileri tekrar ortaya çıkar. Doktor değiştirmek yanlıştır çünkü tedavisi uzun süren bir hastalık olduğu için doktorun tekrar hastalığın seyri ve gelişimi hakkkında bilgi sahibi olması zaman gerektirir. Bu da vakit kaybıdır. İlaç tedavisiyle kas sertliği, titreme, hareketlerdeki yavaşlığın düzelme ihtimali yüksektir. Tamamen düzelmese de azalmasını sağlayacaktır. Bunun yanında konuşma bozukluğu, donuk yüz ifadesi, yazma bozukluğu, terleme gibi sorunlar da düzelebilir.

Tedavi de bir diğer önemli nokta psikolojik olarak hastanın kaybettiklerini tekrar hastaya kazandırmaktır. Parkinson tedavisinde aile ve hekimin bir arada çaba göstermesi hastanın kendisini daha iyi hissetmesini sağlar ve hastanın yaşam standartını arttırır. Aileden gelen desteğin katkısı fazla olacaktır.

Diyetin parkinson hastalığını düzeltmesi söz konusu değildir. Ama dengeli beslenme sağlık açısından faydalıdır. Herhangi bir vitamin tedavisi de bu hastalığa çare değildir.

Cerrahi tedavi ilk tercih yolu değildir. Ama hastalık düzeltilemiyorsa, ilaç kullanımı işe yaramıyorsa uygulanabilir. İki tip tedavi söz konusudur. Hastaya önce anestezi yapılır. Sonra kafatasından bir delik açılır ve gereken bölgedeki hücrelerde hasar yapılır. İkincisinde gereken yere bir elektrod takılır fakat bu sefer hasar yapmadan gerçekleştirilir. Köprücük kemiğinin altına yerleştirilen uyarıcıyla bu elektrod kontrol edilir. Hasta bu aleti mıknatısla açıp kapatabilir. Açtığında hastalığın belirtileri görülmez, kapattığında ise tekrar oluşur.

Bu tedaviler uygulanırken bazı şeylere dikkat edilmelidir. Çünkü her hastaya aynı tedavi uygulanmaz. Hastanın yaşına, hastalığın hangi döneminde olduğuna, maddi gücün verdiği imkana, hastada görülen belirtiye göre farklı tedavi uygulanır. Uygulanacak ilaç dozu yaşa göre değişir.

Bu hastalıkla nasıl yaşayacağım diye düşünmeyin. Her hastalıkla yaşayabileceğiniz gibi buna da alışırsınız. Ancak kendi işinizi kendiniz yapmaya dikkat edin. Bu hastalığı atlatabileceğinizi düşünün. Kendinize olan güveninizin arttığını göreceksiniz.



Bu Yazıyı Paylaş! Google+!

Kategori: Sağlık - Yorum Yazın
DMCA.com Protection Status