İnsanlar En Çok Kendisine Benzeyene Aşık Oluyor!

İnsanlar en çok nasıl insanlara aşık oluyor diye bir soru sorulsa, kimileri güzel, yakışıklı olanlara, kimileri parası olanlara gibi daha bir çok durum söz konusudur. Ama uzmanlara göre insanlar en çok kendisine benzeyenlere aşık oluyorlar. Yani aşk, benzer duygu, düşünce ve fiziksel özelliklere sahip olanlar arasında vuku buluyor. Saç ve göz rengi gibi fiziksel benzerliklerin yanı sıra, benzer psikolojik davranışlar da ilişkide çekiciliği artırıyor. Bu tür benzerlik gösteren kişiler arasında aşk daha yoğun yaşanıyor.

Aşk Nasıl İfade Edilir:

Uzmanlar aşkı hayranlık ve duygusallık gibi tutku yönelimli sözlerle ifade etmekteler. Benzer özelliklerin yanı sıra kişilerin birbirlerini sık sık görmesinin de çekiciliği artıran bir durumdur. Fiziksel ve duygusal olarak onaylanmak, çekicilik ve iletişim aşkın en önemli koşulları olarak kabul edilir. Aşk denildiğinde birini çok fazla düşünme, kendini iyi hissetme ve mutluluk gibi olumlu duygular içeren ifadeler akla geliyor. Ancak aşkta benzerlik kavramı çok önemli. Kişiler arasında saç ve göz renginin, yaşın, fiziksel ve psikolojik özelliklerin, ayrıca sosyal statülerin aynı olması aşkın daha yoğun yaşanmasında önemli bir etken. Örneğin, kişiler kendi çekiciliklerine yakın kişileri daha çekici bulurlar. Ayrıca aşina olduğumuz, hatta sık sık gördüğümüz kişileri çekici buluruz.

Daha Az Acı Çekiyorlar:

Yaşanan aşk durumlarında yakın olmaktan korkan kişilerin, ilişkinin sona ermesi durumunda daha az acı çekiyorlar. Kaçınan bağlanma dediğimiz ilişkilerde kişi yakınlıktan korkar, eşlerine bağımlılığı azdır ve ilişkinin sona ermesi durumunda daha az acı çeker. Bu kişiler genellikle ilişkiler hakkında olumsuz beklentilere sahiptir ve ilişkilerinde diğerlerine göre daha alıngan, güvensiz, kırılgan ve duygusal bir yapı sergiler. Kaygılı bağlanma’ yaşayan kişiler ise, aşırı kıskanç, eşlerine ve ilişkilerine takıntılı ve bağımlı, ilk görüşte aşka eğilimli ve sık sık duygusal iniş çıkışlar yaşayan kişiler olarak tanımlanır. Bu kişiler bir taraftan yakın olmak için yoğun bir istek duyarken, diğer taraftan terk edilme ve reddedilme korkusu yaşar. En ideal ilişki türü olan ‘güvenli bağlanmada’ ise kişiler başkalarına yaklaşmaktan ve başkalarının kendilerine yaklaşmasına izin vermekten rahatsız olmazlar. Terk edilme korkusu duymazlar. Bu kişiler hem duygusal ilişkilerinde, hem de çocuklukta ebeveynleriyle olan ilişkilerinde, daha olumlu yaşantı ve inançlara sahiptir. Bağımsız, güvenli ve kararlıdırlar.

Mükemmel Aşkı Bulup Elde Tutmak Zordur:

Günümüzde görülen aşk türlerini 6 kategoride değerlendiren uzmanlar mükemmel aşkı ise hem bulmak hem de elde tutmak zordur.

 İşte Aşk Türleri:

Delicesine Aşk

Bir görüşte aşk sınıfına girer. Gerçekte aşık olduğu kişiye değil de, kafasında idealize ettiği kişiye karşı aşkın saplantı durumuna dönüşmesi.

Boş Aşk

Bir kişinin bir başka kişiyi sevdiğine karar vermesi ve yakınlık veya tutku barındırmadan bu aşkı devam ettirmesi. Boş aşk, uzun yıllar süren ancak doğal duygusal içeriklerin ve fiziksel çekimin zaman içinde yok olduğu ilişkiler türüne girer.

Romantik Aşk

Kişilerin birbirlerine karşı fiziksel ve diğer açılardan çekici gelmesi durumunda oluşur. Bu aşk türünde bağlılık gerekli değil. Yaz aşkları gibi gelecekte birlikte olmama durumu söz konusu olabilir.

Karşılıklı Aşk

Tutku unsuru ilişkide pek söz konusu değil. Tutku, uzun zaman sonra ilişkide derinden hissedilen bağlılığa dönüşür.

Budalaca Aşk

Filmlerdeki gibi insanlar tanışıp ardından kısa bir süre içerisinde evlenirler. Budalaca aşk, stresin oluşmasına uygun bir ortam oluşturur. Çünkü tutku ortadan kaybolduğunda ya da azaldığında geriye yalnızca bağlılık kalır ancak o da zaman içinde gelişip derinlik kazanabilecek bir eylemdir.

Mükemmel Aşk

Pek çok insanın arzuladığı aşk türü. Bu tür aşkı elde tutmak onu yaşamaktan daha zordur. İlişkide tutku, bağlılık ve fiziksel çekiciliği barındırır.

Bu Yazıyı Paylaş! Google+!

Kategori: Yaşam - 1 viewsYorum Yazın
Etiketler: / / /

Selçuk Gönültaş

DMCA.com Protection Status